1 Aralık 2009

Hoşgeldin 2 yaş

22 Kasımda 2 yaşımıza girmiş bulunmaktayız..Herşey harikaydı..Benim biçok kişiyi davet etmemem dışında herşey harikaydı..Çağıramadığım,unuttuğum herkes kusura bakmayın lütfen:(((( Zaten kayınvalidemlerde kutladık birazda bu nedenle çekindim aslında.. İşte pastamız..

Canım oğlum,Erenim gözbebeğim iyiki doğdun tatlım benim. Hep mutlu,huzurlu , içten,sevecen,sıcakkanlı olursun inşallah.. Bu resmi kaldıramadım..Offf hala biçok şeyi bilmiyorum şu blogda.Yanlışlıkla konulmuş bi resim..

Pastayı gördüğü an öyle mutlu oldu ki görülmeye değerdi..En sevdiği kahramanımız Upsy Daisy nin saçlarını koparmakla işe başladı:))) İşte en sevdiğim foto..Şu mutluluğa bakarmısınız canım benim işte herşey şu yüzündeki ifade içindi bebeğim:))) Kızıl saçlarım ve ben..Sevdim yeni halimi..İlk başta baya yadırgadım ama alıştım artık:)) Biz hazırlık yaparken balonlarla oynarken kendinden geçmiş oğluş.Biraz alakasız foto :))) Mumları üflemek o kadar hoşuna gitti ki mumlar söndüğünde bile üfü derdindeydi:))) Bu kareden bi kaç tene daha var.Fena halde Sıla ablamızı kesiyoruz:))) Başak yengemizin hediyesi:))) Çok sevdiği ıggle piggle..Önce hayran hayran bakıyor sonrada kollarını yemeye başlıyor:)) Offf al yanaklım benim.. İşte bunlar fotolar.Ayrıntılar aşağıdadır:))))

ben ne zaman bloga yazı yazmaya karar versem bloga giremiyorum.Hep bi sorun var.Sebebini bilmiyorum ama bu durum canımı çok sıkıyor..Bu kez de bundan yazamadım.Hep bi sorun...

Vay bee 2 olduk.Herşey çook güzeldi.Hasan Eren zaten son zamanlarda özellikle son bir ayda inanılmaz büyüdü,hareketleri,tavırları o kadar değişti ki.Ayrıca yine benim o akıllı,uslu oğlum oluverdi.Yani o dönemi atlatmış bulunuyoruz.

Doğumgününde çok mutluydu balonlarla oynadı,koştu,Eyyayla ( Behra ablasına hala Eyya diyor) oynadı. Bu kez doğumgünümüzü babannede kutladık bizim evde kutlamamızın imkanı yoktu çünkü inanılmaz küçük.Zaten bu minik ev beni aşırı germeye başladı.Herşey üstüme geliyor.Neyse doğumgünümüze geçelim.Pastayı nasıl yaptıracağımı aylar öncesinden planlamıştım ama nereye yaptıracağım konusunda bi fikrim yoktu.Tesadüf Başak sayesinde (kendisi eltim olur )bulmuş olduk..Bikaç fotograf mail derken karşımıza ne çıkacağını inanın hiç bilmiyorduk..Sonuç harikaydı.Hasan Eren pastayı görünce inanılmaz mutlu oldu.Her fotograf karesine de yansıdı mutluluğu.Kutlamayı bu kez öğleden sonra yaptık.Geçen seneki hataya düşmedim bu kez.Gelen,arayan.soran herkese çookk teşekkür ederiz.

Bu aralar birbirimize sevgi sözcükleri söylüyoruz.Ben ona seni seviyorum anneciğim diyorum o da bana şeni şevio diyor..Öyle tatlı diyoki...İnanılmaz olgunlaştık..Hala sessiz harflerde takıntımız var.Mesela mama hala ama baba hala aba ..B harfinde bişey var galiba..Behra Eyya..Kesin bu 'b' harfinde bişey var:)))

Araba hastalığımız da tam gaz devam.Gözümüzü ilk açtığımızda arabalarımız yanımızda duracak.Uyurken yatağına 4-5 araba almadan yatmıyor.O uyuduktan sonra bi bakıyorum onları arka arka bi güzel dizmiş sonra da uyumuş oluyor..Çok düzenliyiz ve çok temiziz..İnşallah hep böyle devam eder ne deyim:))))

Herşeyin bi zamanı olduğunu bişeylerin rayına oturması için birazcık sabretmenin önemini şimdi daha anlıyorum..O bi kaç aylık dönemde ne kadar mızmız,huzursuz,zorla yemek yiyen bi Hasan Eren vardı..Şimdi ise tam tersi..Herşeyden kendine bi oyun çıkaran,kıkır kıkır herşeye gülen,sevgi dolu ,gelip gidip öpen,sarılan sımsıcak bi oğluş var..

Bu arada herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun..
Sorunsuz bi blog ve sık görüşmek dileğiyle..

3 Ekim 2009

Sadece Hasan Eren:)))

Saçlarımız uzunken.2.saç tıraşımız tam bi faciaydı.İlk kesimde kuzu kuzu oturan oğluş ikinci kesimde saçlarını tuta tuta ağlamış.Ağlamış diyorum çünkü bu kez dede ve babayla kestirdiler.Ben böyle olacağını tahmin etmediğimden gitmemiştim:))

İşte araba maceralarımız.Uyurken bile elimizde.Gözünü ilk açtığında arabalarını görmesi lazım:(((

Hasan Eren istiklal caddesinde:))

İlk kez ıslak hamburger yedi.Ben hiç sevmem..

Saklıdenizde minderlerle boğuşurken:))

Komşumuzun balığı:))

Arkadaşımız Ardayla:D Bir Saklıdeniz hatırası.Bu yaz sık sık oraya gittik.Bize huzur verdi Hasan Eren'e özgürlük.Dilediğince çimlerde koştu,yuvarlandı,tepeden aşağıya kaydı...

Başak yengede kavun yerken:D Bir ramazan hatırası:)) Ramazandaki festivalden:)))

ben sustum fotograflar konuştu:)))

Hasan Eren'i özleyenler için...

Sevgiyle kalın.

1 Ekim 2009

Bir gece ansızın gelebilirim....

Uyku sonrası sert ve haşin oğluş:)) Eminönü meydanında kuşları hayranlıkla izleyen oğluş:))

Aslında burdaki masumiyete bakmayın sonraki pozlarda pipiyle oynuyo onları müstehcen bulup koymadım:))))))
Allahım şu zıplamaya bakın onu izlerken kopuyoruz resmen.İnşallah bigün size de izletirim:)))
Gülüyorum.... gülüyorum...

İşte burdayız.Uzun bi ayrılıktı biliyorum ama yazmak istemedim..Biz iyiyiz çok şükür herşey yolunda.Sadece 2 yaş sendromuna girmiş ,mızmız,inatçı,kıskanç,paylaşmayı bilmeyen bi çocuk olan küçük beyimizle uğraşmaktayım.İnanılmaz değişti..O uslu,akıllı,laftan sözden anlayan çocuk gitti yerine bambaşka bir çocuk geldi.Bazen öyle sinirleniyorum ki odayı terk edip beyefendinin sakinleşmesini bekliyorum.Sakinleşiyor mu peki tabiki hayır ben nereye gitsem peşimden gelip ağlamaya devam ediyor.Ne yapacağımı şaşırıyorum bazen ve ne yazıkki arada sırada bağırıyorum ona.Taşınmak belki de en çok bu yüzden kötü oldu.Önceleri her an kalabalıktaydı.Behranur yani kuzenimiz vardı.Hep birlikte çok güzel oynuyolardı en azından paylaşmayı öğreniyordu.Şimdilerde ise birisi onun oyuncağı aldımı aman Allahım kıyamet kopuyor.Babanneye gittik mesela ben odadan çıktım başka yere gittim ağlayarak peşimden geliyor..Babaya da aynı şey her dakika ikimizde yanında olacağız.Neden böyle anlayamıyorum.Mutlaka yanlış yaptığım bişey var ama o şey ne...????

Bunun dışında konuşmamız baya ilerledi.Artık hemen hemen tüm kelimeleri söylüyo gibi.Yani ben anlıyorum onun konuştuğu dilden.Hani öyle aman aman cümle kurmuyor.İlk kurduğu cümle de geçen ay tuuu kooo yani su koy demiş babasına.Kendileri süt istediğinde buzdolabını su istediğini damacanayı gösterdiğinden Yusuf oğlum su mu koyum,sütmü dediğinde tuu kooo demiş.Baya bi güldük.Bide babaya baba demeyi bıraktık.Geçenlerde anni anni diye sesleniyor ben gittim yanına tepki yok anni diyerek Yusufu arıyor.Meğer ona anni demeye başlamış.Artık anni dediğinde Yusuf seni çağırıyor diyorum.Ben anneyim,Yusuf anni:))))

Bu aralar dev kuleler yapıyoruz.Daireyi,üçgeni,kareyi,yıldızı biliyoruz.Bultaklarını anında yerleştiriyor.Artık yapbozlarını da sıkılmadan yapmaya başladı.Yine geçen ay hayvanlı yapbozlarını yaparken bi baktık kedi yok(Kediyi çok sevdiğinden öğle uykusuna tahta kedi yapbozuyla yattı.Uyuduktan sonra elinden aldım yatağının yanına bırakmıştım) bi baktım koşarak gidiyor anlamadım o an.Geldiğinde elinde kedi vardı ve hemencecik taktı,kendini alkışladı .O zaman anladım işte ne kadar büyüdüğünü..Çok inatçı olduğundan bultakların sadece dairelerini geçirir boşaltmam için bağırır diğerleri takmazdı.Yapbozların yüzüne bakmazdı sadece arabalarıyla oynardı.Hiç yapmayacak sanırdım ama herşeyin bi zamanı varmış .Kendiliğinden zamanı gelince oluyormuş..Akıllı bebekteki annelerin yorumlarda yazdığı şeyleri okuyunca aaaa Hasan Eren bunu yapmıyor,şunu yapıyor,bunu niye yapmıyor diye kafama takardım.İşte en büyük yanlış buymuş.Sadece kendimi paralamışım.Kıyaslamak ne kadar yanlışmış..Bunları anladım geçte olsa......

Anlatacak çook şey var birde benim uykum.Şimdi keşke yazsaydım diyorum.Kısa kısa anlatsaydım.Daha ne maceralar var.Çişe alıştırma denemelerimizde..

her aradan sonra dediğim gibi anlatacak çok şey var off bu lafa da gıcık olmaya başladım..o zaman hay canını sevdiğim biriktirme bu kadar anlatta sonra da böyle daldan dala atlama.Yok işte çoookk kızıyorum kendime:(((((

Bunlar yazmadığım ilk ayın özeti olsun..

Merak eden,arayan,soran,yorum bırakan herkese çok teşekkür edip inşallah bu kadar uzun ara vermem deyip uyumaya gidiyorum..

Hoşçakalın...

23 Temmuz 2009

Başlıksız..

Bu aralar hep böyleyiz:) :))))) Bu fotoyu ekleyip eklememek konusunda bi hayli düşündüm.Efendim bi Galatasaraylı olarak içim yana yana huzurlarınızda minik Alex ve oğlunu fenerli yaptığını zanneden mutlu koca.. Hasan Erenin bi köpeğe en yaklaştığı an.Bu Yusufun halasının minik köpeği Boncuk hanım.Hasan eren hadi havhavı sev dediğimde koşarak yüzüne dokundu.o an çok korktum boncuğun hamle yapmasından ,bi panikle Hasan Ereni aldım.Oda sevmekle,şaşırmak arasında hatta birazda korku haliyle sıkıca şapkasına sarıldı..Öylece baktı.Tabi sonrasında boncuğu ezmeye kalktı.defalarca basmaya çalıştı..

Evet uzun ayrılıklar yaşıyorum blogumla.Nedendir bilmem soğudum bu aralar.Yazmaya yazmaya acaip bişey oldu bende.Aslında pc yi ilk açtığımda ilk tıkladığım şey blogum ama yazmak gelmiyor bu aralar hatta uzun zamandır.İlk zamanlar fırsat bulamıyordum şimdi ise .... Oysa anlatacak ne çok şey oluyor ama bi türlü kıvıramadım şu blog işini.O yüzden ertelenmiş biriktirilmiş,geç yazılmış yada hiç yazılmamış şeylerle dolu oğluşumun blogu.Oysa gününde yazılmalı herşey anlatılmalı ama beceremiyorum işte.. Oğluştan bi kaç bişey; * Çamaşırları makineye atmaya bayılıyor.Kirli sepetinden alıyo eline ne geçerse tepiyor.Ardından düğmesini çeviriyor.Deterjana bakıyor koyamıyor.Kapağı kapatıyor.Tam düğmeye basacak anne geliyor.Yaklaşık 2 aydır bi de bu var.. * Bu da anneden en sonunda kurtuldum camekanlarımdan yani kısmen.Artık lens kullanmaya başladım.İlk zamanlar bi hayli zorlandım ama şimdi tık diye takıyorum.Haaa bu arada akşamları lensler çıkıyor.Çoğunluk öğleye kadar takılmıyor.Lens kutusunu bulamazsam direkt Hasan Erenin dolabına bakıyorum.Valla kutuyu nerde görse dolaba atıyor:)) * Daha çişe alıştırmaya başlamadım ama en kısa zamanda başlayacağım.. Bu arada önceki postta yorumlarda Hasan Erenin kilo aldığını yazmışsınız.O dönem biraz toparlamıştı ama şuanda hiç bişey yemediğinden o gördüğünüz halinden yarım kilo eksik.Yani tam toparlanırken yine aynı şey oldu.. Parka bayılıyor.Kaydırak hele en büyük zevkimiz.Bi kaç aydır kendisi çıkıp kayıyor ama merdivenlerine güvenemediğimden tam arkasında duruyorum.Kaydıktan sonrada tutuyorum.Tabi özgür çocuk bide aceleci olduğundan anında oturup kayıveriyor..Merdivende arkasından bakarken anında ön tarafa geçiyorum ki küçük bey ben gelmeden yere düşmesin diye..bu olay 20-30 kere devam ediyor.Taki anne yeter diyene kadar ve oğlunu ikna edene kadar.. Bu arada Hasan Eren çok korkak.Nedenini bilmiyorumama inanılmaz...Bisiklete binipte büyük çocuklar önünü kaldırınca oda bisikletinönünü kaldırıyor,tek elini bırakmalar,tam park halindeki arabaya çarpacakken anında direksiyon kırmalar,yokuş aşağıya inerken ayağını havaya kaldırmalar,böcekleri eline almalar,yükseklere tırmanmalar bunların hiçbirinden korkmuyor da matkap çalışsın,uçak geçsin aniden bi ses duysun koşup bacağıma sarılıyor.Hala şu süpermarketlerdeki oyuncaklara bindiğimizde ağlıyoruz.Lakin atın üstünde deli gibi sallanırken korkmuyoruz.Valla çözemedim ben bu işi. Bu arada canım çooook sıkılıyor.. Çok bunaldım.. Herşey çoooookkk iştee..
Not : Blogumun şablonunu değiştiren edaya çok çok teşekkür ediyorum.Edacım ellerine sağlık.