11 Temmuz 2009 Cumartesi

Her telden biz:)

İşte ilk domatesim.Şunun güzelliğine bakarmısınız.Daha kızarmadığından oğluşum onu erik zannedip istese de kızarmasını bekliyoruz.Zaten iki tanecikler o yüzden gözüm gibi bakıyorum onlara..
Artık binemediği bisikleti.Beni en son bindiğinde öyle çıldırttı ki şuan saklanmış vaziyette.Eski yerine bakıp bakıp mızırdanıyo ama bu sene Hasan Erene bisiklet YOK!

Koltuk tepesinde akrobatik hareketlerde bulunan küçük beyimiz..

  • Bu da yeni huyumuz yere yatarak araba sürüyoruz.Tam bi araba sevdalısıyız.Elimizden hiç düşmüyor arabalarımız bide artık eskiyen kamyonumuz.Babam yenisini aldı ama ilk gözağrısı kamyonundan vazgeçmedi.Yere 2.80 uzanılır araba,kamyon işte hangi araçsa tekerliklerine bakıla bakıla sürülür:)

Azcık tavşanız galiba:))
İşte gülüşüyle dünyamı aydınlatan erkek.Işığım, benim melek yüzlüm..

Düğündeki bi poz.Daha güzelleri de var ama bugünlük bunla idare etcez.tam bi küçük adam oldu yaaa.Behranur ablamızıda es geçmeyelim.Çok güzeldi benim tatlı kızım..

Yine uzun ara verdik ama öyle yoğundumki hiç fırsatım olmadı.4 Temmuzda Hasan Erenin Metin amcasının düğünü vardı.Ondan bi önceki gün kına,bi önceki günde nikah.Yani nikahta salonda olmayınca o hafta hep telaşla geçti.
Annemler geldiler düğünden bi hafta önce.Birde onun heyecanı ,sevinci vardı.Şimdi ise sadece sessizlik ve yine özlem var.

Kınamız da düğünümüz de çok güzel geçti.kına günü giydiğim ayakkabılar ayağımı acıtınca giydim terliklerimi ohhh rahat rahat.

Hasan Eren benim oynamamı istemeyip bacaklarıma yapışınca onu babasının yanına postaladım.Sonra rahat rahat kurtlarımızı hareket ettirmeye başladık.Kurtları dökmeyi düğüne saklamıştık .Halay çekmeyi çok seviyorum çok şükür Başağın aileside çok sevdiğinden bol bol halay çektik.terliklerimde alkış gibi ses çıkarınca coştukça coştuk..

Tabi bi okadar da yorulduk.Ertesi günü ise tam bi koşuşturmaca.Panik bi şekilde sürekli hadi diyen bi baba ( Hasan Babam kayınpeder),böyle anlarda eli ayağına dolaşan ve hiç bişey yapamayan ben.Anlayacağınız nasıl hazırlandım hiç bilmiyorum.Babama kalsa saat 5 te gelin daha eve gelmemişken (kuaförden) gelin almaya gideceğiz.Çok şükür en panik adamı sinirlendirmeden hallettik te işimizi gelin almaya gittik.Çok güzeldi herşey.

Hasan erenle çoğunluk Yusuf ve annemler ilgilendi.fazla ilgiden sıkılan oğluş kalabalıkta çok hırçınlaştı.Yanımıza oyuncak almak ta aklıma gelmemiş Yusuf 1,5 liraya Hasan Ereni tüm düğün boyunca oyalayacak bi araba almış.Hala çok seviyor arabasını.Yani kurtacımız oldu.Gelen giden sevmek istiyo o da bu durumdan sıkılıyor.Herneyse bi ara çok terledi kıyafetlerimizi değiştirmeye gelin odasına gittik.Küçükbeyimiz papyonlu takımlı halini çok beğenmiş olacakki bi türlü çıkartmak istemedi kıyafetini.O kadar dil döktüm banamısın demedi nasıl ağlıyor görmelisiniz.Uzun uğraşlar sonucu değiştirebildik üstünü.Sonrada aynada yeni kıyafetleriyle ne kadar tatlı olduğunu göstererek zorda olsa ikna ettik.Büyüdüğü zaman napcez bilmem.

08 temuzda da annemler gittiler.Günler nasıl geçti anlamadım bile.Bu seferde ağladım arkalarından hem de çook.Hasan Eren kapıdan çıkarken ananesine öyle bi sarıldı,ağladıki çok kötü oldum o an.

hayatım hep özlemekle geçiyor.Alışmak sonra tekrar alışmak.Büyüdüğünden Hasan Eren ne dedesini ne de ananesini unutmamıştı.Öyle içten sıcakkanlı bi çocukki öyle bi sarılıyoki içimin yağları eriyor.Dedeyle bol bol oynadılar.Saklambaç oynadılar,Hasan Eren koştu dede yakaladı falan.bi defasında dedesi saklanmış Hasan Eren onu arıyor her gittiği yerde '' buyda yok ' buyda yok diye diye dedesini aradı.Arada bir çıkıyor ağzından kelimeler yoksa daha hiç ilerlemiş değiliz konuşma hususunda..Biraz geri kadık galiba yada bana öyle geliyor.

Anlatacağını su istiyosa suya bakarak mızırdanarak,yemek isterse o tarafa bakıp mızırdanarak anlatıyor.Maşallah konuşmadan her işini hallediyor artık anlamamazlıktanmı gelsem napsam bilmiyorum.herşeyi biliyor ne hakkında konuşursak ona göre tepki veriyor.

Gelip gidip kolumu elimi vs öpüyor.Koşup gelip sarılıyor.Bide kopma anlarımız var.Gözgöze geldiğimiz an ikimizde gülüyoruz hemde ne gülmek.Durup tekrar tekrar aynı şey.Geçen gün yarım saate yakın birbirimize bakıp bakıp güldük.

Hasan Eren büyüdükçe daha bi anneyim sanki.Daha başka.Hele şuan öyle güzel bi iletişimimiz varki inanılmaz mutluyum.Her dediğimi yapan,hala hayırdan anlayan,o olmaz dediğimde anlayan vazgeçen akıllımı akıllı bi çocuk.İnşallah hep böyle devam eder.

Bu aralar hiç iştahımız yok.

Ayrıca yatağına bıraktığımda kendisi uyuyan oğlum taşınma işlerinde onu babanneye bıraktığımdan kaybetme korkusundan uyuyana kadar beni yanında istiyor.Olsun önemli değil sarılıp uyuyorum oğluma.Doya doya hiç bi anını kaçırmadan büyütmek istiyorum oğlumu.

Tabi şuanda bile bebeklik hallerini özlerken bu mümkün değil galiba.

Çok uzun bi yazı oldu.Okurken sıkmaz inşallah.Şimdi arkadaşlarımızı,ilerde de oğlumu.

Sevgiyle kalın.

Hoşçakalın.

(aaa unuttum Elif Şafak hayranım sana Aşk öyle güzel bi kitapki dün başladım soluksuz okuyorum..)

17 Haziran 2009 Çarşamba

Mut-lu-yuzzz

Biz bu aralar kafamızı kaşıyacak vakit bulamıyoruz.Çoook yoğunuz..

Hani hergün şu blogun başına geçsem güncellesem sizler napmışsınız baksam diyorum yok bi türlü vakit bulamıyorum.

Hasan Eren burda tam bi mahalle bebesi oluverdi.Her dakika sokaktayız.Bi uyku bi karın doyurma için evdeyiz.Eeee bi de amcamızın düğününe çok az kalmışken annişko neye yetişeceğini şaşırmış durumda.

Temiz hava,güzel bi esinti,bi abla,bi abi daha ne olsun..

Yemeğini kendisi yiyen,artık hep bardak kullanan,yüzünü yıkadığımızda elini yüzünü kendi kurulayan,hala çok konuşup az anlaşılır konuşan,herşeyini anlatan,anlayan daha bi inatçı,sokaktan geldiğimiz anda çığlık çığlığa ağlayan,hala saçı tam ortadan ayrık bi çocuk işte..

Hiç geçmeyecekmiş doğduğundan beri ortadan ayrık ama ben hep o saçları uzatıp kaküllerinide düz yapmak hayalindeydim..Yok olmayacak bu hayalimde:((neyse...

Sabah dışarıdan geldikten sonra bi banyo ,bi yemek sonra 2 saati geçen sıkı bi uyku..Mis gibi deniz havası,tatlı komşular en önemliside Bediş ablamız ve Memo abimiz.Sokakta mutlu Hasan Eren...Rengi karbeyazlıktan çıkıp yanmış bi Hasan Eren..Bu aralar çok mutluyuz bizzzz..

Oyun oynamayı öğreniyoruz,top peşinde koşuyoruz,kamyonumuzu sürüyoruz,koşuyoruz..Tabi arada yanlış anlamalarda oluyor.Kendisini sevmek için o tontişim benim diyerek yanağımızı sıkan 3 yaşındaki ablamızı yanlış anlayıp bi tokat yapıştırabiliyoruz.Öğreneceğiz..Paylaşmayı,sevmeyi,çocuklarla oynamayı..Burası bize çookk iyi geldi..

Domateslerim,biberlerim çiçek açtı.Her dakika seviyorum onları.Yanlarına çiçek ektim onlara bakıp bakıp mutlu oluyorum.

Anne oğul çoook keyifliyiz..

02 Haziran 2009 Salı

Altın Kızlar..

Ne kadar değiştin canım yaaa...

Kamyon hastalığımız var.Çankırıdayken dayımız getirdi bu kamyonu.Aylardır elimizden düşürmüyoruz.Annane ip bağladı.Hasan Eren kimi zaman kangurusunu gezdiriyor,kimi zaman tv kumandasını.Şuan dışarda bile gözde durumda..

Efendim işte bunlarda benim altın kızlarım.Muhteşem dörtlümü 10 gün önce diktim.Sırada çiçeklerim var.Kociş uğraşsa apartmanın bahçesi de var ama nerde.Beni bu numunelerle kandırdı..

Olsun ben onlara gözüm gibi bakıyorum:))

Oğluşla günlerimiz çok yoğun geçiyor.Çok şirin bi sokağımız var.Adı gibi çok cümbüşlü bi sokak.Tüm ahali dışarıda olunca bizim küçükbeyi sokaktan içeri almak imkansız hale geldi.Abilerimiz,ablalarımız,komşu ninelerimiz,teyzelerimiz var.Hani yıllardır yaşayamadığımız mahalle ortamını burda yaşıyoruz...

Geçtiğimiz hafta salı günü sağlık ocağında son aşımızı da olduk.Bir tek Hepatit A aşımız kaldı.Orda kilo ve boy ölçümleri de yapıldı.Çok şükür herşey iyi..

Günler böyle yoğun geçiyor işte.Yeni yeni alışıyoruz.Son bi kaç gün hariç Hasan Eren hiç olmadığı kadar mızmız ve asabiydi.İlk defa uzun uzun ağladı susturmak için paraladım kendimi resmen.Babanneden,dededen ,amcalardan uzak olmasından kaynaklandı galiba.Çok özledi..Ama alışıyor benim uslu oğlum.Yine o eski Erenim olmaya başladı..

heryere tırmanma,mama sandalyesinden masaya atlama gibi yaramazlıklara da devam.

Tek canı acımasın,ağlamasın,üzülmesin,kırılmasın da gerisi önemli değil.Çünkü çok hassas,çok naif bi çocuk ..

Ömrün boyunca hep gül annem.

19 Mayıs 2009 Salı

Bizden kısa kısa..

Önce özetler;

Yeni evimizdeki ilk resimlerden galiba..Foto çekmeme kızan oğluş.Yılmayan anne ve mutlu son.Burda kendileri masa üstüne çıkmaya çalışırken..

Minecim de toplandığımız gün..Süper organizatörümüz Betül planladı.Zaten tüm buluşmaları o ayarlıyor.Şimdiki rotamız Efenin doğumgünü inşallah:)) Betül anlatmış zaten ben kısacık özet geçeceğim.Sagolsun Mine bizi çok güzel ağırladı.Minenin ablasıda vardı.O da çok şeker bi insan bebek bekliyor.Çocuklar yani Efe ve Hasan Eren baya kaynaştılar.Çok güzel oynadılar.Tabi görüşmeler sıklaştıkça bu kaynaşmalar artacak.Birde sonra aralarına tatlımı tatlı küçük hanımımızda eklenecek. Herşey için çok teşekkürler Minecim.Ellerine sağlık.Gerçekten çok güzel bi gündü. Biraz dağıttık ortalığı,Mineye iş çıkarttık ama kusurumuza bakma artık canım yaaa..

Efendim dayımızın aldığı bultak oyuncağımız.Benim takıntılı oğluş sadece mavi daireleri geçirip diğerlerini es geçiyor.Sonrada onları çıkarmam için bknz 3.4. fotodaki şekle bürünüyor.Yok yıldızmış,kareymiş,üçgenmiş.Bitek mavi daireler.Bide anında geçiriyor.Sonra açılıyor kutu boşaltılıyor daireler.Tekrar tekrar devam ediyoruz.Çoook inatçıyız çooook..

Bayıla bayıla yediğimiz İçim smartlar.Çankırıdayken tatmıştı ilk kez.Böyle hızlı hızlı anında mideye indiriveriyor:)

Sürekli telefon elinde bıdır bıdır konuşup duruyor.Ne anlatıyorsa artık sürekli gülüyor.Birazda anneyi taklit ediyor sanırım..

Uzun zaman sonra ancak fırsat bulabildik.Belki de fırsat yaratmadım ondan da olabilir.Boşladım blogu anlayacağınız..

Biz iyiyiz herşey yolunda.Taşınma telaşı,bu evin bitmek bilmeyen tamiratı derken yerleştik işte.Biz bunları yaparken de Hasan Ereni babanneye bıraktık.Akşamları aldık sadece.Bu ayrılık ikimiz için de çok kötü oldu.Kapıdan çıkarken gizlice kaçtım.İlk zamanlar daha kısa süreliydi ama daha sonraları tüm gün olunca Hasan Eren çok içerledi öyleki akşamları babasıyla geldiğimizde kucağımıza gelmek istemedi.Resmen başkalarının kucaklarında yüzümüze gülüp onu almak istediğimizde de bize kıçını döndü.Oğluşum ilk kez bize nispet yaptı.Canım çok acıdı bu zamanlarda.Bu kadar küçük bi çocuk bunu nasıl yaptı bilmiyorum ama galiba bize çok kırılmış olacakki akşamları bizle hiç ilgilenmedi.Sadece ve sadece başkalarının kucaklarında bize bakmakla yetindi.Şimdilerde ise kaybetmek korkusundan olacakki beni görmediği an çığlık çığlığa ağlıyor.O yüzden tam yapışık olduk tabi babası gelene kadar,babası gelince anında satış.Bu kez babasından ayrılmıyor ama uykusu gelince de beni istiyor..Onu,karekterini artık tanımaya başladım..Herşeyiyle değişen,oturan,tepkileriyle tam anlamıyla kendini ortaya koyan bi küçük adam oluverdi..

Konuşmamız hala pek anlaşılır değil.Hiç susmayan bi çocuk ama önceden de dediğim gibi biz ne kadarını anlıyoruz orası muamma..Arada sırada anlaşılır şeyler söylüyor tabiki ama galiba ben yine yürümeden koşmasını istiyorum:)

Hayatımızdan çıkardığımız yiyeceklerde var bu arada.Peynir yemediğinden kaşar,eski kaşar veriyordum onları da yemez oldu.Böreklerdeki peyniri bile ağzına gelince tükürüyor..Yumuşak peynir sürüyorum ekmeğine ona da yok diyor..Yani peynir denen şey tam anlamıyla yok hayatımızda:((

Yeşil mercimek; o da kaybettiklerimiz arasında yerini aldı.Başka çözümlerle yedireceğim artık tabi inşallah..

Köfte; kendilerine önceleri bayılıyorduk ama bu ara tatmıyoruz bile.Neden yemiyor bilmiyorum..

En sevdiklerimiz ;

Balık; hamsi,büyük balık farketmiyor.Bayılıyor resmen.Tıpkı annesi..Çankırıdayken babam haftada 2 kez hamsi alıyordu.Oğluş bayıla bayıla yiyordu.Şimdilerde büyük balıklarda favori durumda.1 büyük balık anında mideye.O yedikçe anne mest tabi..Hala çok çirozuz ama yapı işte napalım..

Peluş oyuncaklar da favori oldu.Oldum olası hiç sevmez eline bile almazdı oğluş lakin bu aralar doberman bi köpeğimiz var onu alıyor,öpüyor.Geçen gün bi baktım ona muz yediriyordu.Muz bittikten sonrada ağzını sildi peçeteyle.Koptum o an..

Takıntılarımızda var bi odaya girdi mutlaka kapısını örtecek,balkona çıkalım o kapı kapanacak.Bu arada temizlik hastalığımızda aynen devam ediyor.Bu mutfaktaki tezgahımız alçak.Ben yemek yaparken falan arkamı dönük gördüğü an tezgahın üstündeki sarı bezi anında alıyor yerleri falan siliyor.Bu kadar olmaz deyip çamaşır suyuna koyuyorum bezi.Eline ne geçerse kapıyı ,dolapları vs siliyor.İnşallah büyüdüğünde de böyle olursun da bana yardım edersin küçük bey..

Babannesinin koltuk minderlerini indirip üstünde tepiniyor.Geçen gün babannesi kızmış bi daha indirmeyeceksin oldumu demiş bizimkide oydu demiş.Şuan kabul ettirebiliyoruz.İnşallah hep böyle anlayan bi çocuk olur!

Bu arada Lost sezon finalini yaptı.Bak oğluşum ilerde bu satırları okursan bilki annen ve baban tam bir Lost fanatiği.Ne dizi beee.Ben şimdi 3 ay nasıl bekleyeceğim:((

Kısa kısa aklıma gelenler.Biriktirmeden yazmak gerek.Böyle unutuluyor.Unutulanlar sonraki yazılarımızda.

Blogu öyle boşladımki takip bile edemedim sizleri.Yaptığınız yorumlarla beni hiç yalnız bırakmadığınız hep yanımızda olduğunuz için bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Hepinizi kocaman öpüyorum.

hoşçakalın..

10 Mayıs 2009 Pazar

Anneler günümüz kutlu olsun:))

Geçen sene bu zamanlar:))

Büyüdük beee..

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Biz yerleştik sayılır.Baya zorluklar yaşadık ama neyseki yerleştik..En kısa zamanda biriken anılarımızla,büyüyen ,neler neler yapan oğluşla huzurlarınızda olmak dileğiyle.. Çok mutluyum oğlum iyiki varsın bitanem.Bana yaşattığın herşey için,annen olduğum için çook mutluyum. Seni çok seviyorum meleğim..

24 Nisan 2009 Cuma

ALIŞMAK....

Benim çocukluğum taşınmakla geçti.2-3 yılda bir taynimiz çıkar tam alıştım derken yeni bir hayata yelken açardık.Nice dostlarım,dost bildiklerim oldu.Ardından bi kaç telefon sonrası yok..Kodlanmış gibiydik ; babam taynimiz çıktı der saklanan koliler çıkartılır 2 gün içinde ev toplanır taşınmayı beklerdik.Ardımızda biçok insan,baya da bi anı bıraktık.Güzellikleri de vardı elbet yeni yerler görmek ,yurdumun dört bi tarafındaki güzel insanlarını tanımak..Ama ben hep yerleşik bi hayatın özlemini çektim..

Şimdi aynı durumla karşılaşmak öyle üzüyorki..Şehir değiştiremeyeceğiz belki ama bu evde de olmayacağız.Kiracıyız elbet bu son kaçınılmazdı ama hazır değildim işte.

Sanki bu ev bizim gibiydi. 5 kat aşağıda babannemiz.Hergün onları görmeye alıştı Hasan Eren,biz..

Hasan Eren babanneye gidiyoruz dediğimde gözleri ışıl ışıl parlar kamyonunu alıp kapı önünde gitmemizi bekler.Asönsöre o basar,zili o çalar,kapı açılana kadar çığlık atar onlar da bizim geldiğimizi anlarlardı.Bi nefes kadar yakındık birbirimize..

Şimdi yeni evimiz bizi bekliyor.oraya alışmaya çalışacağız.Oraya alıştıkça da buraya yabancılaşacağız..Umarım Hasan Eren çabuk alışır..Hiç kolay olmayacak..

Toplanma vakti o nedenle bloglarınızı ziyaret edemiyorum.

Hepinizi çok seviyorum.

Hoşçakalın..

( Hasan Eren konuşmaya başladı gibi.O kadar gevezeki hiç susmuyor.Kendince çok şey anlatıyor tabi biz ne kadarını anlıyoruz o ayrı mesele:)Ama 2 gün önce yerdeki telefonu görüp telfon demiş.Dünde bana günaydın dedi..

Bunlarıda not edeyim blogu güncelleyemiyorum bunlar unutulmasın..)

16 Nisan 2009 Perşembe

Hasan Erenle her telden:)

Herkese merhabalar; Bu aralar çok şükür çok iyiyiz.Büyümeye devam ediyoruz.hergün yeni bişeyler öğrenmeye de...Alttaki pozda da görüldüğü üzere bizim oğluşa diş fırçalatmaya çalışıyoruz.Yani fırçalamayı öğretmeye.Henüz kendileri fırçayı dişlemekle meşgul olsa da yavaş yavaş alışmaya başladı:) Önceleri ağzını bile açmıyordu şimdi bi hevesli sormayın.Bu seferde elinden fırçayı alamıyoruz..aaa bu arada 1 hafta önce uzun zamandır beklediğimiz köpek dişlerimizde çıktı..14 dişliyiz artık:))

Kaçtım yine banyodan:))

Anneyle kıkırdamalar:))
Amcamın doğumgünü pastasından öyle çok ham yapmışımki sonra hepsini çıkardım hemde annemin üstüne:)))

Günlerimiz çok güzel geçiyor.Hergün Behranur ablasıyla birlikte.Maşallah çok güzel oynuyorlar.Birlikte paylaşmayı öğreniyorlar.Dedemiz ikisini de alıp parka götürüyor.zaten bizim oğlan tanıdığı tanımadığı kim dışarıya çıksa kucaklarına atlıyor onuda götürsünler diye.çok seviyor gezmeyi.

Bu aralar kişilik özelliklerini de belirgin bi şekilde anlamaya başladık.Babasıyla beni aşırı kıskanıyor.Bazen beni babasından,bazenden babasını benden kıskanıyor.Öyleki Çankırıya gittiğimizde anneme sarılamadım bile.Annem azıcık yanıma yaklaşsın kıyameti koparttı.Misafir gelsin tokalaşalım onu bile istemiyor.Aşırı kıskanç ilerde napcaz bilmem..

Biz artık büyüdük ya yemeğimizi de kendimiz yeriz .Çorba bile içiremiyorum.Tamam makarnayı kahvaltısını kendisi yiyordu ama çorbasını,yemeğini ben yediriyordum.Yok bizim küçük bey, ben elime kaşık aldığım an başlıyor bağırmaya.Yarısı yere yarısı mideye ;yiyor işte.Kaşığı da çok güzel tutmaya başladı.Napıyım artık beyefendi ben büyüdüm ayaklarında müdahele etmiyorum..edemiyorum..

Bu arada geçtiğimiz cuma günü Ceylinin annesi Mine, ve Efenin annesi Betül le buluştuk.Betülün fazla vakti olmadığı için bir saat kadar konuşma fırsatımız oldu.Çocuklarla dışarıda buluşmanın iyi bir fikir olmadığını anladık.Bi dahaki sefere evde buluşmaya karar verdik.Gerçekten çok mutlu oldum.Mineyi daha önceden tanıyordum zaten, Betülle de tanışmış olduk.Ceylin kocaman kız olmuş.Maşallah inanılmaz tatlı.Pek fazla sevme fırsatım olmadı.Malum benim kıskanç Ceylini kucağıma aldığım an başladı çekiştirmeye.Efe de maşallah çok tatlı.Kıpır kıpır bi saniye yerinde durmayan bi çocuk.Böyle afacan afacan bakışları var..Umarım bundan sonra da sık sık görüşürüz kızlar..

Elektrik süpürgesi hastalığı da aynen devam ediyor.bi ara çıldırmak üzereydim.Ev süpürmek benim için işkenceydi.Şimdi serbest bıraktım.İstediği an oynuyor.Yasakladıkça daha bi inatçı oldu.Bende serbest bıraktım.Çankırıda koca süpürgeyi ufacık boyuyla defalarca salonun ortasına getirdi oynamak için.Gittiğimiz her komşuda nerde buluyosa anında elektrik süpürgesinin yanında bitiveriyor.Tüm eş,dost,akraba benim oğluşun huyunu bildiğinden Hasan Eren nerde dediğim an tabiki süpürgenin yanında diyolar.Yani aylardır geçmeyen serbest bıraktıkça artarak devam eden bu süpürge aşkı ne zaman biter bilmiyorum..Oyuncak elektrik süpürgesi almaya karar verdim bundan 2 ay önce ama 50 tl deyince vazgeçtim.Bi oyuncak süpürgeye de o kadar para veremem açıkcası..Çünkü aslı dururken oyuncakla fazla ilgileneceğini düşünmüyorum..Ama artık yeter diyorum oğlum yaa.Kaç ay oldu..Vileda ,toz bezi,hepsine karşı aynı.Geçen gün almış eline ıslak mendil orayı burayı siliyor.Neyse titiz olsun diyen bendim şimdide şikayet etmeyim en iyisi:((

Yazacak bi kaç bişey daha vardı ama vakit yok.Oğluş da uyanır şimdi.Zaten öğle uykumuz bu saate kaldı.

Hoşçakalın..

sevgiler..

09 Nisan 2009 Perşembe

Ödüllerim var:))

Önceden aldığım ama burda olmadığım için ödülümü alıp yayınlayamadığım için iki ödülümüde ahacık buraya koyuyorum.Her iki ödülüm için de çok teşekkür ediyorum.

Yeni ödülüm meleklerimin annesinden ve

tatlı pamuşumun annesi Serapcım dan ikisine de çook teşekkür ederim..

Birde bunun kuralları varmış..

1) ödülü veren kişinin linkini yayınlamak, 2) ödülü verdiğin kişilere haber vermek, 3) bu ödüle layık gördüğün blogger arkadaşlarının linkini vermek

Ben de bu ödülü onun bana vermiş olmasına rağmen tekrardan Cerenimin annesi Serap'a ( veren kişiye verilmez diye bi kural yok dimi ama.Sizi çok çok seviyorum )

yakışıklı abimiz Metehanın annesi Şirin'e

Güzeller güzeli Nazlının annesi Kübraya

Talhacığımın annesi Emineye

Canım hemşerim Nafinin annesi Ümmügülsüm'e

Güzel gözlüm Ecenin annesine

ve de Melek Durunun annesine

bu ödülü veriyorum.İlk kez ödül veriyorum çok heyecanlandım:))

İşin şakası çok hoş bişeymiş.Geçen sefer ödülümü alıp kimseye ödül verememiştim.Sonra bi baktım herkesin sayfası renklenmiş.Şimdi bizim de sayfamızda renklendi.Ödülleriniz hayırlı olsun.Şimdi işim var.Bi ara bloglarınıza girip haber vereceğim inşallah.

sevgiler..