03 Ekim 2009

Sadece Hasan Eren:)))

Saçlarımız uzunken.2.saç tıraşımız tam bi faciaydı.İlk kesimde kuzu kuzu oturan oğluş ikinci kesimde saçlarını tuta tuta ağlamış.Ağlamış diyorum çünkü bu kez dede ve babayla kestirdiler.Ben böyle olacağını tahmin etmediğimden gitmemiştim:))

İşte araba maceralarımız.Uyurken bile elimizde.Gözünü ilk açtığında arabalarını görmesi lazım:(((

Hasan Eren istiklal caddesinde:))

İlk kez ıslak hamburger yedi.Ben hiç sevmem..

Saklıdenizde minderlerle boğuşurken:))

Komşumuzun balığı:))

Arkadaşımız Ardayla:D Bir Saklıdeniz hatırası.Bu yaz sık sık oraya gittik.Bize huzur verdi Hasan Eren'e özgürlük.Dilediğince çimlerde koştu,yuvarlandı,tepeden aşağıya kaydı...

Başak yengede kavun yerken:D Bir ramazan hatırası:)) Ramazandaki festivalden:)))

ben sustum fotograflar konuştu:)))

Hasan Eren'i özleyenler için...

Sevgiyle kalın.

01 Ekim 2009

Bir gece ansızın gelebilirim....

Uyku sonrası sert ve haşin oğluş:)) Eminönü meydanında kuşları hayranlıkla izleyen oğluş:))

Aslında burdaki masumiyete bakmayın sonraki pozlarda pipiyle oynuyo onları müstehcen bulup koymadım:))))))
Allahım şu zıplamaya bakın onu izlerken kopuyoruz resmen.İnşallah bigün size de izletirim:)))
Gülüyorum.... gülüyorum...

İşte burdayız.Uzun bi ayrılıktı biliyorum ama yazmak istemedim..Biz iyiyiz çok şükür herşey yolunda.Sadece 2 yaş sendromuna girmiş ,mızmız,inatçı,kıskanç,paylaşmayı bilmeyen bi çocuk olan küçük beyimizle uğraşmaktayım.İnanılmaz değişti..O uslu,akıllı,laftan sözden anlayan çocuk gitti yerine bambaşka bir çocuk geldi.Bazen öyle sinirleniyorum ki odayı terk edip beyefendinin sakinleşmesini bekliyorum.Sakinleşiyor mu peki tabiki hayır ben nereye gitsem peşimden gelip ağlamaya devam ediyor.Ne yapacağımı şaşırıyorum bazen ve ne yazıkki arada sırada bağırıyorum ona.Taşınmak belki de en çok bu yüzden kötü oldu.Önceleri her an kalabalıktaydı.Behranur yani kuzenimiz vardı.Hep birlikte çok güzel oynuyolardı en azından paylaşmayı öğreniyordu.Şimdilerde ise birisi onun oyuncağı aldımı aman Allahım kıyamet kopuyor.Babanneye gittik mesela ben odadan çıktım başka yere gittim ağlayarak peşimden geliyor..Babaya da aynı şey her dakika ikimizde yanında olacağız.Neden böyle anlayamıyorum.Mutlaka yanlış yaptığım bişey var ama o şey ne...????

Bunun dışında konuşmamız baya ilerledi.Artık hemen hemen tüm kelimeleri söylüyo gibi.Yani ben anlıyorum onun konuştuğu dilden.Hani öyle aman aman cümle kurmuyor.İlk kurduğu cümle de geçen ay tuuu kooo yani su koy demiş babasına.Kendileri süt istediğinde buzdolabını su istediğini damacanayı gösterdiğinden Yusuf oğlum su mu koyum,sütmü dediğinde tuu kooo demiş.Baya bi güldük.Bide babaya baba demeyi bıraktık.Geçenlerde anni anni diye sesleniyor ben gittim yanına tepki yok anni diyerek Yusufu arıyor.Meğer ona anni demeye başlamış.Artık anni dediğinde Yusuf seni çağırıyor diyorum.Ben anneyim,Yusuf anni:))))

Bu aralar dev kuleler yapıyoruz.Daireyi,üçgeni,kareyi,yıldızı biliyoruz.Bultaklarını anında yerleştiriyor.Artık yapbozlarını da sıkılmadan yapmaya başladı.Yine geçen ay hayvanlı yapbozlarını yaparken bi baktık kedi yok(Kediyi çok sevdiğinden öğle uykusuna tahta kedi yapbozuyla yattı.Uyuduktan sonra elinden aldım yatağının yanına bırakmıştım) bi baktım koşarak gidiyor anlamadım o an.Geldiğinde elinde kedi vardı ve hemencecik taktı,kendini alkışladı .O zaman anladım işte ne kadar büyüdüğünü..Çok inatçı olduğundan bultakların sadece dairelerini geçirir boşaltmam için bağırır diğerleri takmazdı.Yapbozların yüzüne bakmazdı sadece arabalarıyla oynardı.Hiç yapmayacak sanırdım ama herşeyin bi zamanı varmış .Kendiliğinden zamanı gelince oluyormuş..Akıllı bebekteki annelerin yorumlarda yazdığı şeyleri okuyunca aaaa Hasan Eren bunu yapmıyor,şunu yapıyor,bunu niye yapmıyor diye kafama takardım.İşte en büyük yanlış buymuş.Sadece kendimi paralamışım.Kıyaslamak ne kadar yanlışmış..Bunları anladım geçte olsa......

Anlatacak çook şey var birde benim uykum.Şimdi keşke yazsaydım diyorum.Kısa kısa anlatsaydım.Daha ne maceralar var.Çişe alıştırma denemelerimizde..

her aradan sonra dediğim gibi anlatacak çok şey var off bu lafa da gıcık olmaya başladım..o zaman hay canını sevdiğim biriktirme bu kadar anlatta sonra da böyle daldan dala atlama.Yok işte çoookk kızıyorum kendime:(((((

Bunlar yazmadığım ilk ayın özeti olsun..

Merak eden,arayan,soran,yorum bırakan herkese çok teşekkür edip inşallah bu kadar uzun ara vermem deyip uyumaya gidiyorum..

Hoşçakalın...

23 Temmuz 2009

Başlıksız..

Bu aralar hep böyleyiz:) :))))) Bu fotoyu ekleyip eklememek konusunda bi hayli düşündüm.Efendim bi Galatasaraylı olarak içim yana yana huzurlarınızda minik Alex ve oğlunu fenerli yaptığını zanneden mutlu koca.. Hasan Erenin bi köpeğe en yaklaştığı an.Bu Yusufun halasının minik köpeği Boncuk hanım.Hasan eren hadi havhavı sev dediğimde koşarak yüzüne dokundu.o an çok korktum boncuğun hamle yapmasından ,bi panikle Hasan Ereni aldım.Oda sevmekle,şaşırmak arasında hatta birazda korku haliyle sıkıca şapkasına sarıldı..Öylece baktı.Tabi sonrasında boncuğu ezmeye kalktı.defalarca basmaya çalıştı..

Evet uzun ayrılıklar yaşıyorum blogumla.Nedendir bilmem soğudum bu aralar.Yazmaya yazmaya acaip bişey oldu bende.Aslında pc yi ilk açtığımda ilk tıkladığım şey blogum ama yazmak gelmiyor bu aralar hatta uzun zamandır.İlk zamanlar fırsat bulamıyordum şimdi ise .... Oysa anlatacak ne çok şey oluyor ama bi türlü kıvıramadım şu blog işini.O yüzden ertelenmiş biriktirilmiş,geç yazılmış yada hiç yazılmamış şeylerle dolu oğluşumun blogu.Oysa gününde yazılmalı herşey anlatılmalı ama beceremiyorum işte.. Oğluştan bi kaç bişey; * Çamaşırları makineye atmaya bayılıyor.Kirli sepetinden alıyo eline ne geçerse tepiyor.Ardından düğmesini çeviriyor.Deterjana bakıyor koyamıyor.Kapağı kapatıyor.Tam düğmeye basacak anne geliyor.Yaklaşık 2 aydır bi de bu var.. * Bu da anneden en sonunda kurtuldum camekanlarımdan yani kısmen.Artık lens kullanmaya başladım.İlk zamanlar bi hayli zorlandım ama şimdi tık diye takıyorum.Haaa bu arada akşamları lensler çıkıyor.Çoğunluk öğleye kadar takılmıyor.Lens kutusunu bulamazsam direkt Hasan Erenin dolabına bakıyorum.Valla kutuyu nerde görse dolaba atıyor:)) * Daha çişe alıştırmaya başlamadım ama en kısa zamanda başlayacağım.. Bu arada önceki postta yorumlarda Hasan Erenin kilo aldığını yazmışsınız.O dönem biraz toparlamıştı ama şuanda hiç bişey yemediğinden o gördüğünüz halinden yarım kilo eksik.Yani tam toparlanırken yine aynı şey oldu.. Parka bayılıyor.Kaydırak hele en büyük zevkimiz.Bi kaç aydır kendisi çıkıp kayıyor ama merdivenlerine güvenemediğimden tam arkasında duruyorum.Kaydıktan sonrada tutuyorum.Tabi özgür çocuk bide aceleci olduğundan anında oturup kayıveriyor..Merdivende arkasından bakarken anında ön tarafa geçiyorum ki küçük bey ben gelmeden yere düşmesin diye..bu olay 20-30 kere devam ediyor.Taki anne yeter diyene kadar ve oğlunu ikna edene kadar.. Bu arada Hasan Eren çok korkak.Nedenini bilmiyorumama inanılmaz...Bisiklete binipte büyük çocuklar önünü kaldırınca oda bisikletinönünü kaldırıyor,tek elini bırakmalar,tam park halindeki arabaya çarpacakken anında direksiyon kırmalar,yokuş aşağıya inerken ayağını havaya kaldırmalar,böcekleri eline almalar,yükseklere tırmanmalar bunların hiçbirinden korkmuyor da matkap çalışsın,uçak geçsin aniden bi ses duysun koşup bacağıma sarılıyor.Hala şu süpermarketlerdeki oyuncaklara bindiğimizde ağlıyoruz.Lakin atın üstünde deli gibi sallanırken korkmuyoruz.Valla çözemedim ben bu işi. Bu arada canım çooook sıkılıyor.. Çok bunaldım.. Herşey çoooookkk iştee..
Not : Blogumun şablonunu değiştiren edaya çok çok teşekkür ediyorum.Edacım ellerine sağlık.

11 Temmuz 2009

Her telden biz:)

İşte ilk domatesim.Şunun güzelliğine bakarmısınız.Daha kızarmadığından oğluşum onu erik zannedip istese de kızarmasını bekliyoruz.Zaten iki tanecikler o yüzden gözüm gibi bakıyorum onlara..
Artık binemediği bisikleti.Beni en son bindiğinde öyle çıldırttı ki şuan saklanmış vaziyette.Eski yerine bakıp bakıp mızırdanıyo ama bu sene Hasan Erene bisiklet YOK!

Koltuk tepesinde akrobatik hareketlerde bulunan küçük beyimiz..

  • Bu da yeni huyumuz yere yatarak araba sürüyoruz.Tam bi araba sevdalısıyız.Elimizden hiç düşmüyor arabalarımız bide artık eskiyen kamyonumuz.Babam yenisini aldı ama ilk gözağrısı kamyonundan vazgeçmedi.Yere 2.80 uzanılır araba,kamyon işte hangi araçsa tekerliklerine bakıla bakıla sürülür:)

Azcık tavşanız galiba:))
İşte gülüşüyle dünyamı aydınlatan erkek.Işığım, benim melek yüzlüm..

Düğündeki bi poz.Daha güzelleri de var ama bugünlük bunla idare etcez.tam bi küçük adam oldu yaaa.Behranur ablamızıda es geçmeyelim.Çok güzeldi benim tatlı kızım..

Yine uzun ara verdik ama öyle yoğundumki hiç fırsatım olmadı.4 Temmuzda Hasan Erenin Metin amcasının düğünü vardı.Ondan bi önceki gün kına,bi önceki günde nikah.Yani nikahta salonda olmayınca o hafta hep telaşla geçti.
Annemler geldiler düğünden bi hafta önce.Birde onun heyecanı ,sevinci vardı.Şimdi ise sadece sessizlik ve yine özlem var.

Kınamız da düğünümüz de çok güzel geçti.kına günü giydiğim ayakkabılar ayağımı acıtınca giydim terliklerimi ohhh rahat rahat.

Hasan Eren benim oynamamı istemeyip bacaklarıma yapışınca onu babasının yanına postaladım.Sonra rahat rahat kurtlarımızı hareket ettirmeye başladık.Kurtları dökmeyi düğüne saklamıştık .Halay çekmeyi çok seviyorum çok şükür Başağın aileside çok sevdiğinden bol bol halay çektik.terliklerimde alkış gibi ses çıkarınca coştukça coştuk..

Tabi bi okadar da yorulduk.Ertesi günü ise tam bi koşuşturmaca.Panik bi şekilde sürekli hadi diyen bi baba ( Hasan Babam kayınpeder),böyle anlarda eli ayağına dolaşan ve hiç bişey yapamayan ben.Anlayacağınız nasıl hazırlandım hiç bilmiyorum.Babama kalsa saat 5 te gelin daha eve gelmemişken (kuaförden) gelin almaya gideceğiz.Çok şükür en panik adamı sinirlendirmeden hallettik te işimizi gelin almaya gittik.Çok güzeldi herşey.

Hasan erenle çoğunluk Yusuf ve annemler ilgilendi.fazla ilgiden sıkılan oğluş kalabalıkta çok hırçınlaştı.Yanımıza oyuncak almak ta aklıma gelmemiş Yusuf 1,5 liraya Hasan Ereni tüm düğün boyunca oyalayacak bi araba almış.Hala çok seviyor arabasını.Yani kurtacımız oldu.Gelen giden sevmek istiyo o da bu durumdan sıkılıyor.Herneyse bi ara çok terledi kıyafetlerimizi değiştirmeye gelin odasına gittik.Küçükbeyimiz papyonlu takımlı halini çok beğenmiş olacakki bi türlü çıkartmak istemedi kıyafetini.O kadar dil döktüm banamısın demedi nasıl ağlıyor görmelisiniz.Uzun uğraşlar sonucu değiştirebildik üstünü.Sonrada aynada yeni kıyafetleriyle ne kadar tatlı olduğunu göstererek zorda olsa ikna ettik.Büyüdüğü zaman napcez bilmem.

08 temuzda da annemler gittiler.Günler nasıl geçti anlamadım bile.Bu seferde ağladım arkalarından hem de çook.Hasan Eren kapıdan çıkarken ananesine öyle bi sarıldı,ağladıki çok kötü oldum o an.

hayatım hep özlemekle geçiyor.Alışmak sonra tekrar alışmak.Büyüdüğünden Hasan Eren ne dedesini ne de ananesini unutmamıştı.Öyle içten sıcakkanlı bi çocukki öyle bi sarılıyoki içimin yağları eriyor.Dedeyle bol bol oynadılar.Saklambaç oynadılar,Hasan Eren koştu dede yakaladı falan.bi defasında dedesi saklanmış Hasan Eren onu arıyor her gittiği yerde '' buyda yok ' buyda yok diye diye dedesini aradı.Arada bir çıkıyor ağzından kelimeler yoksa daha hiç ilerlemiş değiliz konuşma hususunda..Biraz geri kadık galiba yada bana öyle geliyor.

Anlatacağını su istiyosa suya bakarak mızırdanarak,yemek isterse o tarafa bakıp mızırdanarak anlatıyor.Maşallah konuşmadan her işini hallediyor artık anlamamazlıktanmı gelsem napsam bilmiyorum.herşeyi biliyor ne hakkında konuşursak ona göre tepki veriyor.

Gelip gidip kolumu elimi vs öpüyor.Koşup gelip sarılıyor.Bide kopma anlarımız var.Gözgöze geldiğimiz an ikimizde gülüyoruz hemde ne gülmek.Durup tekrar tekrar aynı şey.Geçen gün yarım saate yakın birbirimize bakıp bakıp güldük.

Hasan Eren büyüdükçe daha bi anneyim sanki.Daha başka.Hele şuan öyle güzel bi iletişimimiz varki inanılmaz mutluyum.Her dediğimi yapan,hala hayırdan anlayan,o olmaz dediğimde anlayan vazgeçen akıllımı akıllı bi çocuk.İnşallah hep böyle devam eder.

Bu aralar hiç iştahımız yok.

Ayrıca yatağına bıraktığımda kendisi uyuyan oğlum taşınma işlerinde onu babanneye bıraktığımdan kaybetme korkusundan uyuyana kadar beni yanında istiyor.Olsun önemli değil sarılıp uyuyorum oğluma.Doya doya hiç bi anını kaçırmadan büyütmek istiyorum oğlumu.

Tabi şuanda bile bebeklik hallerini özlerken bu mümkün değil galiba.

Çok uzun bi yazı oldu.Okurken sıkmaz inşallah.Şimdi arkadaşlarımızı,ilerde de oğlumu.

Sevgiyle kalın.

Hoşçakalın.

(aaa unuttum Elif Şafak hayranım sana Aşk öyle güzel bi kitapki dün başladım soluksuz okuyorum..)